Eric, hala hayatta kalma mücadelesi veren bir gazeteci olarak, hayatın sert yüzüyle yüzleşirken kendini kaybolmuş hissediyor. Oysa yanında, tüm hayallerinden vazgeçmiş bir alkolik olan Case var. İkisi, grafitilerle kaplı bir duvarda anlam arayışına girerken, hem birbirlerinin hayatına dokunmanın, hem de kendi geçmişleriyle hesaplaşmanın zorluğuyla karşı karşıya kalıyor.
Bu serüven, geçmişteki hayal kırıklıklarını, dostluğun gerçek anlamını ve yaşamın getirdiği acı tatları derinlemesine sorguluyor. Eric ve Case’in hikayesi, okuyucuları dayanışmanın ve umudun peşinde sürüklüyor, kalplerde sıcak bir iz bırakıyor.