Kışkent, hüzünle dolu bir atmosferde, genç Laylee'nin trajik hikayesini takip eder. Annesinin ölümüyle birlikte, hayatı bir anda karanlık bir yola sapar. Hayaletin sürekli varlığı, ruhunu sıkıştırırken, babasının da kaybolmuş yüzleşmesi, Laylee’nin içinde bulunduğu karmaşayı derinleştirir. Buz gibi bir gecede başlayan bu serüven, kaybedilenlerin ardından gelen acılarla doludur.
Kışkent, kayıplarla başa çıkmanın ve yeniden hayata tutunmanın öyküsüdür. Laylee'nin ruhsal yolculuğu ve hayaletin ona sunduğu yüzleşme, okuyucuyu derinden etkileyen bir anlatım sunar. Bu hikaye, karanlıkta parlayan umut kıvılcımlarının peşinde koşarken, okurları derin düşüncelere ve hislere sürükler.