Beschreibung
Collopy’nin cansiparane çalıştığı proje, romanın son sayfalarına kadar gizemini koruyor, mizahın dozu giderek artıyor. Parodinin alabildiğine absürd bir finalle taçlandığı Zor Hayat’ta 1890’ların İrlandasında tabir caizse “kutsal olan her şey [kahkahayla] dünyevileşiyor”. Kaskatı, asık suratlı, yavan, ölü söylemlere yaslanan kurumların maskesi alaşağı ediliyor.
O’Brien, Joyce’un “felcin merkezi” olarak tanımladığı Dublin’i sefaletin merkezi olarak yeniden tanımlıyor. Hastalıklı, içen, işeyen, kusan grotesk bedenlerin, her fırsatta doldurulup boşaltılan viski bardaklarının eşliğinde, klişelere ve içi boş bir retoriğin devridâim olduğu neşeli diyaloglara hapsolduğu, çürüyen bir sömürge başkentidir bu romandaki Dublin. Kara mizahını bu kaynaktan devşiren O’Brien, kendi tabiriyle “İrlandalı Katoliklerin geçmişlerinden devraldıkları kıyamet duygusunun” üstesinden yine kahkahayla geliyor.