책 세부 정보
형식
페이퍼백
페이지
267
언어
터키어
출판됨
Oct 1, 2018
출판사
Can Yayınları
ISBN-10
9750738373
ISBN-13
9789750738371
설명
“Tüm tahminlerim ve ümitlerim boş çıktı ve Tanrı’ya öykünen melek misali sonsuza kadar cehenneme zincirlendim. Muhayyilem capcanlı, analiz gücüm ve uygulama kabiliyetimse güçlüydü. İşte bu niteliklerimin bir araya gelmesi sayesinde bir insan yaratma fikrini geliştirip gerçekleştirebildim. İşimi tamamladığım zamanki duygularımı şu an bile heyecanla anıyorum. Kâh gücümün coşkusuna kapılarak kâh muhtemel sonuçlarına kafa yorarak hayallerimde cennetin bahçelerini arşınladım. Çocukluğumdan beri bana büyük umutlar ve tutkular aşılanmıştı, oysa şimdi bak nasıl da yıkıldım!”
Bilim tutkunu genç öğrenci Victor Frankenstein’ın yarattığı varlığı gördüğü anda söylediği bu sözler, kendi çocuklarını terk eden Tanrı’nın hayal kırıklığının yansıması olarak yorumlandı. Frankenstein’ın yalnızlaşmaya ve yabancılaşmaya mahkûm edilen canavarıysa, ölü doğaya can veren yaratıcı tarafından bu dünyada tek başına bırakılan modern insanın kaderini temsil ediyordu. Shelley’nin Frankenstein ya da Modern Prometheus’u, XVIII. yüzyıl Avrupa’sının Aydınlanmacı tutkularının kültür açısından korkunç sonuçlarını hayal eder. Bilimden yararlanarak “doğanın sırlarına nüfuz etmeye” yönelirken insan doğası ve bedeni dahil olmak üzere her şeyi birer nesneye çeviren Aydınlanmacı arzu, Frankenstein’ı pişmanlıkla son bulacak bir serüvene sürükler: Frankenstein’ın canavarı, aslında aklın kendi canavarıdır ve şimdi sadece bu canavardan değil, onu yaratan aklın kendisinden de korkulması gerekmektedir.
Bilim tutkunu genç öğrenci Victor Frankenstein’ın yarattığı varlığı gördüğü anda söylediği bu sözler, kendi çocuklarını terk eden Tanrı’nın hayal kırıklığının yansıması olarak yorumlandı. Frankenstein’ın yalnızlaşmaya ve yabancılaşmaya mahkûm edilen canavarıysa, ölü doğaya can veren yaratıcı tarafından bu dünyada tek başına bırakılan modern insanın kaderini temsil ediyordu. Shelley’nin Frankenstein ya da Modern Prometheus’u, XVIII. yüzyıl Avrupa’sının Aydınlanmacı tutkularının kültür açısından korkunç sonuçlarını hayal eder. Bilimden yararlanarak “doğanın sırlarına nüfuz etmeye” yönelirken insan doğası ve bedeni dahil olmak üzere her şeyi birer nesneye çeviren Aydınlanmacı arzu, Frankenstein’ı pişmanlıkla son bulacak bir serüvene sürükler: Frankenstein’ın canavarı, aslında aklın kendi canavarıdır ve şimdi sadece bu canavardan değil, onu yaratan aklın kendisinden de korkulması gerekmektedir.
장르들
로맨스
미스터리
공상 과학
스릴러 & 서스펜스
어린이
전기
액션 & 어드벤처
자서전 & 회고록
종교 & 영성
과학 & 기술
역사
공포
만화
그래픽 노블
여행
예술 및 사진
고전
현대
자연