Book Details
Format
Paperback
Pages
184
Language
Turkish
Published
Mar 1, 2016
Publisher
Metis
ISBN-10
9753427921
ISBN-13
9789753427920
Description
Nasıl oluyor da belli bir sanat eserini, bir anda, kendiliğinden beğeniyor ya da beğenmiyoruz? Bir şeyi "sanat eseri" yapan nedir? Güzelliğin doğruluk'la, ya da gerçek'le ilişkisi ne? Neden bazı çağdaş sanat eserleri karşısında şaşırıyor, "anlayamamaktan" sıkıntı duyuyoruz? Sanatlar karşısındaki beğeni ya da yergilerimiz sandığımız kadar kişisel mi?
Bunlar, antik çağlardan günümüze bütün bir sanat tarihi boyunca yanıt aranmış sorular. Jale Nejdet Erzen bu soruları çoğulcu bir yaklaşımla ele alırken, tarih boyunca ortaya çıkmış belli başlı sanat ve estetik kuramlarını tartışarak, varlık ve imge arasındaki ilişkiyi, sanat ve hakikat ilişkisini, varlığı sanat yoluyla temsil etmenin sorunlarını, farklı toplumlardaki farklı estetik yaklaşımların kültürle ve zaman-mekân algısıyla ilişkisini inceliyor. Batılı ve Batı-dışı kültürler arasındaki temel farklılıkları irdeleyen kitap, tarih içinde tamamen ters yönleri tercih etmiş görünen farklı eğilimlerin aslında nasıl birbirlerini etkilemiş olduklarını ve sonuçta "kavuşan zıtlıklar" oluşturduklarını gösteriyor.
Jale Nejdet Erzen, belki tam da bu nedenle, sanata çok farklı açılardan yaklaşılabileceğini ve bunların hepsinin belli bir hakikat payı taşıyabileceğini savunuyor: Sanata dair ayırt edici niteliğin, heyecan ve tutkunun da, ancak bu "çoğulluk" ile anlam kazanabildiğine işaret ediyor.
Bunlar, antik çağlardan günümüze bütün bir sanat tarihi boyunca yanıt aranmış sorular. Jale Nejdet Erzen bu soruları çoğulcu bir yaklaşımla ele alırken, tarih boyunca ortaya çıkmış belli başlı sanat ve estetik kuramlarını tartışarak, varlık ve imge arasındaki ilişkiyi, sanat ve hakikat ilişkisini, varlığı sanat yoluyla temsil etmenin sorunlarını, farklı toplumlardaki farklı estetik yaklaşımların kültürle ve zaman-mekân algısıyla ilişkisini inceliyor. Batılı ve Batı-dışı kültürler arasındaki temel farklılıkları irdeleyen kitap, tarih içinde tamamen ters yönleri tercih etmiş görünen farklı eğilimlerin aslında nasıl birbirlerini etkilemiş olduklarını ve sonuçta "kavuşan zıtlıklar" oluşturduklarını gösteriyor.
Jale Nejdet Erzen, belki tam da bu nedenle, sanata çok farklı açılardan yaklaşılabileceğini ve bunların hepsinin belli bir hakikat payı taşıyabileceğini savunuyor: Sanata dair ayırt edici niteliğin, heyecan ve tutkunun da, ancak bu "çoğulluk" ile anlam kazanabildiğine işaret ediyor.