Book Details
Format
Paperback
Pages
156
Language
Turkish
Published
Oct 1, 1997
Publisher
Metis Yayınları
ISBN-10
9753421613
ISBN-13
9789753421614
Description
"O zamanlar, dandik mücevher işi yapıyordum. Dandik mücevher işi, her şeyiyle altına benzeyen ve kurban olarak seçilmiş ev kadınının ayağının dibinde bulunduğu için ona ait olduğunun zannedildiği söylenen bir "mücevher"i, ucuza, ama gerçek değerinden çok fazlaya satmaktan ibarettir. Dolandırıcılığın mekanizması, namuslu insanların içinde yatan namussuzluğa dayanır. "Şunu buldum... sizin olduğunu sanıyordum... hayır diyorsunuz... size ait değil, ama canınız çekiyor... ben de yolsuzum... o zaman..." İki kere iki dört eder, fiyatta er veya geç anlaşılır, ama daima anlaşılır. İşte o gün de pazar yerinde dolanarak bir keriz arıyordum ki, Jeanne'ı farkettim. Tuhaftır, onu görür görmez..."
Hayat Berbat, Güneş Bize Haram ve Ecel Terleri adlı romanlarından oluşan Trilogie Noire (Kara Üçleme)'siyle Leo Malet, polisiye romana yeni bir soluk getiren, adeta devrimsel bir değişiklik yaratan "Kara Roman"ın Avrupa'daki kurucularından biri olmayı hak eder. Hem de, Amerikalı meslekdaşlarından oldukça farklı bir üslup ve tarz yaratarak. Malet'nin "Kara Üçleme"sinin hiçbirinde umutsuz da olsa dedektif yoktur. Kahramanları hep başarısızlığa, ölüme yazgılıdır. Çünkü hayat berbattır. Çünkü güneş haramdır. Çünkü insan ecel terleri dökmek zorundadır. O bizlere, katili, hırsızı, sapığı, manyağı anlatır. Ama bunu yaparken, suçluyu yaratan çevreyi de çok iyi çizer. Suçluyla toplumun, etle tırnak gibi birbirinden ayrılamayacağını gösterir. Katil, hırsız, sapık olan kahramanlarımız romanın sonunda yaşamını yitirirken derinlerde bir yerlerde çok daha büyük bir suçun varlığını hissederiz. Katilin ölümüyle yeniden sağlanmış gibi görünen denge aslında çok daha büyük bir kaosa işaret etmektedir.
Kara Üçleme'yi oluşturan üç roman da birinci tekil şahısın ağzından anlatılır. Aynı zamanda romanın baş kişisi olan anlatıcı, üç romanda da genç ve yoksul bir adamdır. Bu adam yazarımızın gençliğini çağrıştırır. Malet de Paris'e geldiğinde aynı durumdaydı. "Hayat Berbat"ın baş kişisi Jean Fraiger, tıpkı Malet gibi bir süre işçi hareketinin içinde yer alır. Ama sonra onları pasif bularak, ayrılacak, kendi serüvenini yaşamaya başlayacaktır. Üç romanda da Malet'nin özyaşamından kareler vardır. Ama bundan daha önemlisi romanlarının, insanın yüzünde tokat gibi patlayan yalın gerçekliğidir. Kara katran gibi bir hava püskürten fabrikalar, yoksulların yattığı köprüaltları, bedenini satan küçük erkek çocuklar, genç kızlar, çatır çatır insan öğüten fabrikalar, duyarsız hapishane görevlileri, hırsız ya da katil olmaktan başka çaresi kalmayan sonunda da kurşunlanarak veya giyotinle başı kesilerek öldürülen ya da akıl hastanesine kapatılan insanlar...
Hayat Berbat, Güneş Bize Haram ve Ecel Terleri adlı romanlarından oluşan Trilogie Noire (Kara Üçleme)'siyle Leo Malet, polisiye romana yeni bir soluk getiren, adeta devrimsel bir değişiklik yaratan "Kara Roman"ın Avrupa'daki kurucularından biri olmayı hak eder. Hem de, Amerikalı meslekdaşlarından oldukça farklı bir üslup ve tarz yaratarak. Malet'nin "Kara Üçleme"sinin hiçbirinde umutsuz da olsa dedektif yoktur. Kahramanları hep başarısızlığa, ölüme yazgılıdır. Çünkü hayat berbattır. Çünkü güneş haramdır. Çünkü insan ecel terleri dökmek zorundadır. O bizlere, katili, hırsızı, sapığı, manyağı anlatır. Ama bunu yaparken, suçluyu yaratan çevreyi de çok iyi çizer. Suçluyla toplumun, etle tırnak gibi birbirinden ayrılamayacağını gösterir. Katil, hırsız, sapık olan kahramanlarımız romanın sonunda yaşamını yitirirken derinlerde bir yerlerde çok daha büyük bir suçun varlığını hissederiz. Katilin ölümüyle yeniden sağlanmış gibi görünen denge aslında çok daha büyük bir kaosa işaret etmektedir.
Kara Üçleme'yi oluşturan üç roman da birinci tekil şahısın ağzından anlatılır. Aynı zamanda romanın baş kişisi olan anlatıcı, üç romanda da genç ve yoksul bir adamdır. Bu adam yazarımızın gençliğini çağrıştırır. Malet de Paris'e geldiğinde aynı durumdaydı. "Hayat Berbat"ın baş kişisi Jean Fraiger, tıpkı Malet gibi bir süre işçi hareketinin içinde yer alır. Ama sonra onları pasif bularak, ayrılacak, kendi serüvenini yaşamaya başlayacaktır. Üç romanda da Malet'nin özyaşamından kareler vardır. Ama bundan daha önemlisi romanlarının, insanın yüzünde tokat gibi patlayan yalın gerçekliğidir. Kara katran gibi bir hava püskürten fabrikalar, yoksulların yattığı köprüaltları, bedenini satan küçük erkek çocuklar, genç kızlar, çatır çatır insan öğüten fabrikalar, duyarsız hapishane görevlileri, hırsız ya da katil olmaktan başka çaresi kalmayan sonunda da kurşunlanarak veya giyotinle başı kesilerek öldürülen ya da akıl hastanesine kapatılan insanlar...